ABD ile Çin arasındaki teknoloji mücadelesi bataryadan otomobilin antenine, modemine ve mikrodenetleyicilerine uzanıyor. Yeni düzenleme, araçların dış dünyayla bağlantısını sağlayan Çin menşeli yazılım ve donanımları kademeli olarak pazarın dışına çıkaracak.
ABD otomotiv sektörü, bağlantılı araçlarda kullanılan elektronik parçalar için tedarik zincirini yeniden kurmaya hazırlanıyor. Ocak 2025’te kabul edilen düzenlemeye göre Çin bağlantılı araç yazılımları 2027 model yılından, ilgili donanımlar ise 2030 model yılından itibaren kapsam içindeki yeni araçlarda kullanılamayacak.
Karar yalnızca Çin’de üretilen otomobilleri ilgilendirmiyor. Başka ülkelerde üretilen araçlarda kullanılan Çin bağlantılı yazılım, tasarım ve iletişim donanımları da düzenlemenin kapsamına girebilecek.
Yasak yalnızca otomobil yazılımını mı kapsıyor?
Hayır. Düzenlemenin donanım ayağında hücresel bağlantı modülleri, uydu iletişim sistemleri, dış antenler ve aracın dışarıyla haberleşmesini sağlayan bazı mikrodenetleyiciler bulunuyor.
Sürücü destek sistemlerinde kullanılan bütün parçalar şimdilik aynı yasak kapsamında değil. Ancak ABD yönetimi, gelişmiş sürüş destek sistemlerini ileride ayrı bir düzenlemeyle ele alabileceğinin işaretini veriyor.
Otomobiller artık sadece mekanik ulaşım araçları değil. Bağlantılı bir araç konum, güzergâh, sürüş alışkanlığı ve çevresi hakkında yüksek miktarda veri üretebiliyor. Ayrıca uzaktan güncelleme alabiliyor ve bazı işlevleri internet bağlantısı üzerinden yönetilebiliyor.
Bu nedenle tartışma, parçanın nerede üretildiğinden daha geniş bir alana yayılıyor: Donanımı kim tasarladı, yazılımı kim geliştirdi ve araçtan çıkan verilere kim erişebilir?
Çin’e bağımlılık ne kadar büyük?
Counterpoint Research verilerine göre Çinli üreticiler, küresel otomotiv hücresel IoT modülü sevkiyatlarının yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor.
Bu modüller aracın mobil iletişim ağına bağlanmasını; acil çağrı, navigasyon, uzaktan kontrol, filo takibi ve kablosuz yazılım güncellemesi gibi hizmetleri kullanmasını sağlıyor.
Çinli şirketlerin yüksek pazar payı, otomobil üreticilerinin kısa sürede alternatif tedarikçilere geçmesini zorlaştırıyor. Çünkü bir parçanın değiştirilmesi yalnızca yeni ürün satın almak anlamına gelmiyor. Donanımın aracın yazılımıyla uyumlu hâle getirilmesi, test edilmesi ve sertifikalandırılması gerekiyor.
Üreticiler yeni araç programlarını yıllar öncesinden hazırladığı için 2030 tarihi uzak görünse de tedarikçi seçimlerinin bugünden yapılması gerekiyor.
Çin dışındaki parçalar daha mı pahalı olacak?
ABD’de bağlantı modülü üretimini büyütmeye çalışan Eagle Wireless, kendi ürünleri ile Çinli rakiplerin parçaları arasında hâlâ yüzde 5 ila 15 arasında maliyet farkı bulunduğunu açıkladı.
Şirket, Ohio’daki üretimini büyüterek 2026’nın üçüncü çeyreği sonunda yıllıklandırılmış 2 milyon modüllük üretim hızına ulaşmayı hedefliyor.
Ancak Eagle Wireless örneği, tedarik zincirindeki ayrışmanın ne kadar karmaşık olduğunu da gösteriyor. Şirket işe, Çinli Quectel’in modül tasarımını lisanslayarak başladı. ABD’nin 2030 düzenlemesi ise yalnızca Çin’de üretilen parçaları değil; Çin’de tasarlanan, geliştirilen veya Çinli şirketler tarafından sağlanan bağlantı donanımlarını da kapsıyor.
Bu nedenle şirketin son tarihe kadar kendi teknolojisini geliştirmesi gerekiyor.
Otomobil fiyatları artabilir mi?
Çinli tedarikçilerin daha uygun maliyetli üretim avantajının kaybedilmesi, bağlantı donanımlarının fiyatını yükseltebilir. Ancak yüzde 5–15 olarak belirtilen fark, aracın tamamının aynı oranda pahalanacağı anlamına gelmiyor. Söz konusu oran bağlantı modüllerinin maliyet farkını gösteriyor.
Araç fiyatına nihai etki; kullanılan donanım sayısına, yazılım geliştirme giderlerine, yeni parçaların test ve sertifikasyon maliyetlerine bağlı olacak.
Üreticilerin aynı zamanda Çin bağlantılı alt bileşen bulunmadığını belgelemek için tedarik zincirini daha ayrıntılı biçimde denetlemesi gerekecek. Bu da otomotiv şirketleri ile tedarikçilerin izlenebilirlik maliyetlerini artırabilir.
Türkiye’de üretilen otomobiller etkilenir mi?
Düzenlemenin Türkiye otomotiv sanayisine doğrudan etkisini belirleyebilmek için Türkiye’de üretilen araçlarda kullanılan bağlantı modüllerinin ve alt parçaların menşeinin incelenmesi gerekiyor.
ABD’ye araç veya bağlantılı otomotiv sistemi ihraç eden üreticiler açısından yalnızca montaj ülkesi yeterli olmayacak. Donanımın nerede tasarlandığı, yazılımın kim tarafından geliştirildiği ve alt bileşenlerin hangi ülkelerden geldiği de önem kazanacak.
Yeni dönem, otomotiv tedarikçilerinin fiyat, kalite ve teslimat süresinin yanına bir ölçüt daha ekliyor: Jeopolitik ve siber güvenlik uyumu.