ZF, Akıllı Donanım, Yapay Zeka ve Yazılımı Bir Araya Getirdi
ZF, Akıllı Donanım, Yapay Zeka ve Yazılımı Bir Araya Getirdi
İçeriği Görüntüle

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, hızla artan enerji talebinin daha verimli ve yüksek katma değerli çözümlerle yönetilmesinin, Türkiye’nin enerji güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri açısından kritik bir fırsat sunduğunu söyledi.

5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Bora Şekip Güray, son dönemde enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Güray, enerjiye olan talebi daha verimli ve katma değeri daha yüksek niteliğe ulaştırabilecek stratejilerin ve yatırımların daha sürdürülebilir bir enerji geleceği hedefleri için her yönden büyük önemi olduğunu belirtti.

“Enerjide en yüksek talep binalarda ısıtma ve soğutmadan kaynaklanıyor”

Bora Şekip Güray, Türkiye’nin enerji talebini belirleyen sektörleri ve alt sektörleri yakıtlar ve teknolojiler olarak analiz ettiklerinde, en yüksek talebin binalarda ısıtma ve soğutmadan kaynaklandığını gördüklerini söyledi. Güray, “Talebin beşte biri binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminden geliyor. Bunu yüzde 18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık yüzden 70’i bu beş alandan kaynaklanıyor” dedi. Bora Şekip Güray, özellikle eski konut binalarında, eski ve dolayısıyla yakıt verimi düşük taşıtlarda, sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

“Artan elektrik enerjisi talebinin verimli arz ve talep yaklaşımlarıyla yönetilmesi kritik önemde olacak”

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de en çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Bora Şekip Güray “Elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payı bugün beşte bir civarında. Yaptığımız çalışmalarda önümüzdeki 25-30 yıl içerisinde bu oranın yüzde 50 seviyesine gelebileceğini öngörüyoruz.

Kişi başına elektrik tüketimi halen OECD ortalamasının yarısı seviyesinde ve nüfus artışından şehirleşmeye, sanayinin tüketiminden dijitalleşme ve mobilite artışına kadar talep büyümesini destekleyen birçok faktör var. Elektrikli araçlarda artış, büyümesi beklenen veri merkezleri talebi, klima kullanımlarında artış, ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması gibi birçok dinamikle birlikte ülkemizin elektrik talebi daha çeşitlenmiş bir yapıya doğru evriliyor. Büyüyen ve çeşitlenen bu talebin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerekecek.

Rekabetçi ve sürdürülebilir elektrik üretim portföyleri, elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin verimi ve esnekliği, talep tarafı yönetimi, ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi kullanımlarda daha yüksek verimli cihaz ve ekipmanların kullanımı gibi başlıklar önümüzdeki dönemde daha kritik öneme sahip olacak. Veri analitiğinin ve dijitalleşmenin getirdiği olanakları da enerjide daha verimli büyüme yönünde önemli bir fırsat olarak görüyorum” diye konuştu.