Fransa, otomobil teşvikleri ve kamu alımlarında “Made in Europe” şartı isterken Almanya, 2035 hedefi ile CO₂ kurallarında esneklik arıyor. Hazırlanan sistem mevcut şekliyle yürürlüğe girerse Türkiye’de üretilen araçlar Gümrük Birliği sayesinde AB’ye gümrüksüz girebilir; ancak teşviklerden ve kamu ihalelerinden dışlanabilir.

7 Milyonluk Elektrikli Volvo Geldi
7 Milyonluk Elektrikli Volvo Geldi
İçeriği Görüntüle

Fransa–Almanya pazarlığında Türkiye için kritik başlık

Avrupa Birliği’nin en büyük iki otomotiv ülkesi Fransa ile Almanya, sektörün geleceğini yeniden şekillendirebilecek kapsamlı bir düzenleme üzerinde uzlaşmaya çalışıyor.
Pazarlığın bir tarafında, otomobil teşviklerinin ve kamu kaynaklarının Avrupa’daki üretime yönlendirilmesini isteyen Fransa bulunuyor. Diğer tarafta ise 2035 sonrasında içten yanmalı motorlara uygulanacak kuralların esnetilmesini, alternatif yakıtların tanınmasını ve üreticilerin CO₂ yükümlülüklerinin hafifletilmesini isteyen Almanya yer alıyor.
Üzerinde çalışılan uzlaşmanın merkezinde “Made in Europe” olarak adlandırılan üretim ve yereli parça vs. sistemi var. Financial Times’ın 1 Ekim tarihli haberine göre Paris, elektrikli araçlar başta olmak üzere kamu desteğinden yararlanan otomobillerin Avrupa’da üretilmesini istiyor. Berlin ise bu yaklaşımı, otomotiv sektörüne düzenleyici esneklik sağlanması karşılığında kabul etmeye yaklaşıyor.

Türkiye açısından yürütülen kritik mücadele sonunda sistem kesinleşmeden önce Türkiye'de üretilen veya kısmı montajla hayat bulan ürünlerinin Made In Europe olarak sayılmasının sağlanması.. Türkiye’nin sonradan istisna istemesi yerine Gümrük Birliği’nin hukuki ve ekonomik yapısının doğrudan düzenlemeye yazılması gerekiyor.
Aksi hâlde Türk otomotiv sanayisi Avrupa pazarına gümrüksüz erişmeye devam ederken, aynı pazardaki teşvikli araç ve kamu alımlarında rakiplerinin gerisine düşebilir.