Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), 2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin sektör anketinin sonuçlarını açıkladı. Veriler, otomotiv satış sonrası pazarında finansal baskının arttığını ve şirketlerin yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını ortaya koydu.
Ankete göre yurt içi satışlar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla dolar bazında yalnızca yüzde 0,03 artış gösterdi. Sektörün en önemli sorunu ise yüzde 80,9 ile nakit akışı oldu. Maliyet artışları yüzde 70,6, iş ve ciro kaybı yüzde 52,9 ile diğer önemli sorunlar arasında yer aldı.
Yeni yatırım planlayanların oranı yüzde 14,7'ye düştü
Sektördeki finansal baskı yatırım kararlarına da yansıdı. Önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı planlayan OSS üyelerinin oranı, önceki çeyrekteki yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 14,7'ye geriledi. Dağıtıcı üyelerde yatırım planlayanların oranı yüzde 8,1'e kadar indi.
İstihdam tarafında ise şirketlerin yüzde 52,9'u çalışan sayısını korurken, yüzde 22,1'i artırdığını, yüzde 25'i azalttığını bildirdi.
Son çeyrekte satışlarda daralma bekleniyor
OSS anketine katılan şirketler, 2026 yılının son çeyreğinde yurt içi satışların dolar bazında yüzde 1,30 gerilemesini bekliyor. Üyelerin yüzde 41,2'si sektörün önümüzdeki dönemde daha kötüye gideceğini öngörürken, üretici üyelerin kapasite kullanım oranı da yüzde 73,93'ten yüzde 68,06'ya düştü.
Ali Özçete: Finansal dengeler şirketlerin hareket alanını daraltıyor
OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, nakit akışı ve tahsilat sorunlarının işletmeler üzerindeki baskısına dikkat çekti.
Özçete, “Önceki dönemlerde maliyet artışları en önemli gündem maddemizken, bugün üyelerimizin yüzde 80,9'u nakit akışında sorun yaşadığını ifade ediyor. Tahsilat süreçlerindeki bozulma, işletmelerin finansal planlamasını ve operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkiliyor” dedi.
Yatırım eğilimindeki gerilemenin uzun vadeli büyüme açısından da önemli olduğuna işaret eden Özçete, sektörün üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskısının hafifletilmesi ve ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sektörün uzun vadeli büyüme potansiyeline inandıklarını belirten Özçete, yatırım ortamının iyileştirilmesinin sürdürülebilir büyüme açısından kritik olduğunu ifade etti.




