Nissan ve Honda’dan Teknolojik İş Birliği
Nissan ve Honda’dan Teknolojik İş Birliği
İçeriği Görüntüle

Bosch’un silecek sistemlerindeki teknoloji yolculuğu 100 yılı geride bıraktı. Şirket, 1926 yılında geliştirdiği ilk elektrikli ön cam sileceğinden günümüzün aerodinamik ve sessiz çalışan sileceklerine uzanan süreçte, sürüş güvenliği için kritik önem taşıyan görüş alanının geliştirilmesine odaklandı.

1926’da başlayan silecek teknolojisi

Bosch’un silecek sistemleri alanındaki geçmişi 1926 yılına uzanıyor. Şirketin geliştirdiği ilk elektrikli ön cam sileceği, sürücünün yağmur ve benzeri hava koşullarında görüşünü korumasına yardımcı olan teknolojiler açısından önemli bir adım oldu.

Aradan geçen 100 yılda silecek sistemleri de otomobillerin gelişimine paralel olarak değişti. Daha iyi temizleme performansı, daha düşük gürültü ve farklı araç tasarımlarına uyum sağlayan çözümler, silecek teknolojisinin temel gelişim alanları arasında yer aldı.

Çift malzemeli silecek lastiğiyle performans arttı

Bosch, 1994 yılında çift malzemeli silecek lastiği teknolojisini geliştirdi. Kauçuk yapının farklı özelliklere sahip malzemelerle desteklenmesi, temizleme performansının iyileştirilmesine yönelik önemli gelişmelerden biri oldu.

Bu dönem, geleneksel silecek tasarımlarının daha gelişmiş çözümlere dönüşmesinde önemli bir aşama olarak öne çıktı.

Aerotwin ile tasarım değişti

Silecek teknolojisindeki önemli dönüm noktalarından biri ise 2001 yılında Aerotwin'in ortaya çıkması oldu. Geleneksel silecek yapısından farklı olarak daha aerodinamik bir tasarım sunan Aerotwin, günümüzde yaygın olarak kullanılan muz tipi sileceklerin gelişiminde önemli bir yere sahip.

Bosch'un araca özel geliştirdiği Evodium çeliği yay şeritleri de silecek lastiğinin cam yüzeyine uygun basınçla temas etmesine yardımcı oluyor. Böylece farklı hava koşullarında temizleme performansı ve kullanım ömrünün desteklenmesi hedefleniyor.

Elektrikli araçlar sileceklerden de sessizlik bekliyor

Günümüzde silecek teknolojisinin gelişimini yalnızca temizleme performansı belirlemiyor. Özellikle elektrikli araçlarda daha sessiz sürüş beklentisi, silecek sistemlerinin akustik performansını da önemli hale getiriyor.

Bosch Silecek Geliştirme Bölümü Başkanı Bart Robijns, modern sileceklerin araçtaki kritik parçalardan biri olduğunu belirtirken, elektrikli araçlarda çalışma sesinin azaltılmasının önemine dikkat çekiyor.

Bunun yanında gelişmiş sürücü destek sistemleri de temiz bir ön cama ihtiyaç duyuyor. Kameraların ve sensörlerin çevreyi doğru şekilde algılayabilmesi için görüş alanının kesintisiz ve temiz olması, silecek sistemlerini sürüş güvenliği açısından daha önemli bir bileşen haline getiriyor.

Ticari araçlarda yeni nesil çözüm

Bosch'un silecek teknolojisindeki yenilikleri ticari araçlara yönelik çözümleri de kapsıyor. Aerotwin J.E.T-Blade, silecek lastiğine entegre edilen nozullar aracılığıyla cam suyunu doğrudan silecek lastiğinin önüne püskürtüyor.

Bu yapı, geleneksel püskürtme sistemlerinde oluşabilen görüşü etkileyen sisi azaltmayı ve camın daha hızlı temizlenmesini amaçlıyor. Önceden monte edilmiş adaptörler ise servis işlemlerinde montaj süresinin kısaltılmasına katkı sağlıyor.

100 yıl sonra sileceklerin görevi değişmedi

1926'da elektrikli bir sistem olarak başlayan Bosch silecek teknolojisi, bugün aerodinamik tasarımlar, düşük ses seviyesi ve sürücü destek sistemlerinin ihtiyaçları doğrultusunda gelişmeye devam ediyor.

Otomobiller değişse de sileceklerin temel görevi aynı kalıyor: Sürücünün önünü mümkün olduğunca net görmek. Bosch'un 100 yıllık teknoloji yolculuğu da bu temel ihtiyacın, otomotiv teknolojisindeki dönüşüme paralel olarak nasıl yeniden yorumlandığını gösteriyor.