İTO 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO'su Saim Aşçı, bataryanın yangına dahil olduğu elektrikli araç olaylarında alevler söndürülse bile yeniden alevlenme ve elektrik çarpması riskinin sürebildiğini belirtti. Aşçı, tekil yangın görüntülerinden bütün elektrikli araçlara hüküm verilemeyeceğini vurgularken, yüksek voltajlı sistemlerde eğitimli personel ve uygun ekipmanın önemine dikkat çekti.

Elektrikli araçlarda yangın güvenliği tartışması sürerken, yangınların sıklığı ve müdahale süreçleri gündemdeki yerini koruyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İTO 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO'su Saim Aşçı, bataryanın dahil olduğu bazı yangınların uzun sürede kontrol altına alınmasının, elektrikli araçların daha sık yandığı anlamına gelmediğini ifade etti. Aşçı'ya göre tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi ve sektörün yeni teknolojilere hazırlanabilmesi için değerlendirmelerin güvenilir verilere dayanması gerekiyor.

Elektrikli araç yangın verileri kapsamıyla birlikte değerlendirilmeli

Elektrikli araç sayısı arttıkça bu araçların karıştığı olayların da daha görünür hale geldiğini belirten Aşçı, elektrikli araçlarda farklı riskler bulunduğunu, bu risklerin doğru anlaşılıp uygun çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Tekil vakalar üzerinden genel bir algı oluşturmak yerine verilerle hareket etmenin önemine dikkat çekti.

İsveç Sivil Savunma Kurumu'nun (MCF) 2025 derlemesine göre ülkedeki elektrikli ve hibrit otomobil sayısı yıl sonunda 1 milyonu aştı. Aynı yıl itfaiyenin müdahale ettiği yangınlarda 46 elektrikli veya hibrit otomobil yer aldı. Ancak kurum, kundaklama vakalarını kapsam dışında tuttuğunu, her olayda bataryanın yangına dahil olmadığını ve derlemenin tüm vakaları kapsayan eksiksiz bir istatistik serisi niteliği taşımadığını belirtiyor. Bu nedenle ülke verilerinden risk oranı çıkarırken araç grupları, kayıt yöntemi ve olayların kapsamı birlikte ele alınmalı; farklı yöntemlerle derlenen sayılar doğrudan karşılaştırılmamalı.

Batarya yangına dahil olduğunda müdahale süreci değişiyor

Elektrikli araçlarda çıkan her yangında batarya devreye girmiyor. Bataryanın dahil olduğu durumlarda ise farklı bir teknik süreç yaşanıyor. Lityum iyon hücrelerde sıcaklığın kontrolsüz biçimde yükselmesi olarak tanımlanan "termal kaçak", komşu hücrelere yayılabiliyor. Dışarıdaki alevler kontrol altına alınsa bile batarya içinde süren süreç yeniden alevlenmeye yol açabiliyor.

ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu'nun (NTSB) elektrikli araç batarya yangınlarına ilişkin incelemesi de hasarlı bataryalarda kalan enerjinin, müdahale ekipleri açısından elektrik çarpması ve yeniden alevlenme riski doğurabileceğine dikkat çekiyor. Batarya yönetim ve koruma sistemlerinin varlığı da bu risklerin bütünüyle ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Elektrikli araçlarda sıfır ve ikinci el fiyat farkı ne oldu?
Elektrikli araçlarda sıfır ve ikinci el fiyat farkı ne oldu?
İçeriği Görüntüle

Elektrikli araç yangınında söndürme kadar soğutma ve takip de önemli

Bataryanın yangına dahil olduğu olaylarda soğutmanın sürdürülmesi ve müdahale sonrasında sıcaklığın izlenmesi önem taşıyor. İhtiyaç duyulan su miktarı; bataryanın büyüklüğüne, hasarın kapsamına ve soğutmanın ne ölçüde etkili yapılabildiğine göre değişiyor. Bu yüzden bütün elektrikli araç yangınları için tek bir söndürme süresi ya da su miktarı vermek mümkün değil. Aşçı, bu farklılıkların müdahale planlarında dikkate alınması, ekiplerin uygun yöntem ve ekipmanlarla hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Elektrikli araç servislerinde yüksek voltaj tehlikesi

Bakım ve onarım sırasında yapılan teknik müdahalelerin de güvenlik açısından dikkatle ele alınması gerektiğini söyleyen Aşçı, yüksek voltajlı sistemler ve batarya paketleri üzerindeki işlemlerin özel bilgi, ekipman ve güvenlik prosedürleri gerektirdiğini kaydetti. Aşçı, servis ve müdahale süreçlerinde bu alanda uzmanlaşmış personelin görev almasının büyük önem taşıdığını, itfaiye ekiplerinin yanı sıra otomotiv sektörünün de bu değişime hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

Türkiye için karşılaştırılabilir yangın kaydı çağrısı

Türkiye'de araç türlerine göre düzenli ve karşılaştırılabilir yangın verilerine ihtiyaç olduğunu dile getiren Aşçı, elektrikli, hibrit ve içten yanmalı araçların ayrı izlenmesinin ve olaylarda bataryanın rolünün kayda geçirilmesinin daha sağlıklı değerlendirmelere imkân tanıyacağını söyledi. Tekil olaylar üzerinden ülke geneline ilişkin kesin bir risk oranı ortaya koymanın mümkün olmadığını da ekledi.

Elektrikli araçların önümüzdeki yıllarda hayatın daha fazla içinde yer alacağını belirten Aşçı, batarya teknolojisi geliştikçe yangına müdahalede yeni yöntem ve ekipmanların ortaya çıktığını söyledi. Amacın riski büyütmek ya da küçümsemek olmadığını, doğru veriler üzerinden hareket ederek gerekli hazırlığın yapılması gerektiğini vurguladı.